Atam İzindeyiz...
• Haziran 8, 2008 - İyi Bakın
TARİH babanın, kuştüyünü mürekkep okkasına batırıp başını sallaya sallaya yazmakta olduğu önemli günlerdir bu günler.
Bu günleri dikkatle izlemelisiniz.
Belki bir daha fırsat bulamazsınız.
İyi bakın:
Atatürkçü düşüncede olmak suç...
Tarikatlar Türkiye’nin en tepelerine oturmuş ülkeyi yönetiyorlar, ama Atatürkçü düşünce sahipleri izleniyorlar, fişleniyorlar, yakalanıyorlar, sorgulanıyorlar, suçlanıyorlar, içeri atılıyorlar.
Böyle bir şeyi bir daha göremezsiniz.
Kaçırmayın.
Eskiden cumhuriyeti sevmemek suç sayılmaz mıydı? Ki cumhuriyet aleyhine konuşanları kovalardı devlet.
Oysa şimdi cumhuriyeti sevmek "terör suçu" kapsamındadır.
Bir dostunuza telefon açıp "Cumhuriyete sahip çıkmalıyız" dedikten sonra oturun koltuğunuza... Ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız, içinizden bir ses "Başıma bir iş gelmesin sonra" dediğinde...
Çünkü cumhuriyeti savunmak suçtur...
Suç...
Böyle bir dönem bir daha göremezsiniz:
Tarikatlar darbe yapıyorlar.
Mağdur ordu...
Generaller içerde.
İyi mi?..
*
Bu günler hani Atatürk’ün Türk gençliğine hitabesindeki "Bir gün istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen..." dediği o "bir gün"dür bu günler.
İyi bakın...
Bir daha göremezsiniz.
Mustafa Kemal’in "Cebren ve hile ile aziz vatanın kaleleri zaptedilmiş (.......) olabilir" dediği işte bu zaman...
"İhanet" ile "gafletin" el ele verdiği yer...
Gözbebeğimiz laik cumhuriyetimizin "dahili ve harici bedhahlar" tarafından yıkılmakta olduğu süreç...
Karşı devrim günleri...
*
Bu günler işte o günlerdir...
Tarih baba; kutsal bir savaşın şanlı zaferinden ve çağdaşlık yolunu açan cumhuriyetin kuruluşundan yıllar sonra işte bu günleri yazıyor.
İyi bakın...
Bekir Coşkun
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• Haziran 8, 2008 - Canım öyle sıkkın ki...
Canım öyle sıkkın ki, yazı yazmak gelmiyor içimden. Memleketin cılkını çıkardılar. Sadece iktidar değil, herkes, hepimiz. İktidarı, muhalefeti, medyası, iş dünyası, kendinden çok çalana hırsız diyen vatandaşı, sivil toplumu, yargısı, askeri, alayı.. Çok sıkıldım, çok. Cuma akşamı tepem iyiden iyiye atınca gece geç saatte bindim uçağa gittim. THY sayesinde yüzüm güldü. Uçak tam vaktinde kalktı. Pırıl pırıldı. Güleryüzlü bir uçuş ekibi. Sanki bu ülkede yaşamıyormuş gibi. İstanbul’un en iyi lokantalarını aratmayacak kadar lezzetli bir ikram. DOCO’dan. İndik. Bavulumuz hemen geldi. Ne büyük mutluluk. Türkiye’nin meşhur tatil yerlerinden birine vardık. Tadım yine kaçtı. Bütün sahil bangır bangır müzik. Hepsi birbirine karışıyor. Sanki sağırlar ülkesi. Ertesi akşam üzeri bir barda oturuyoruz. Suratım asık. Bir köşeye 4 delikanlı geldi. 17’den büyükler, 21’den küçük. Bir masaya oturdular. 4 şişe şampanya geldi. İçmediler bile. Birbirlerinin üzerine sıktılar. Sonra birer kadeh viski içtiler, gittiler. İşletmeci İstanbul’dan tanıdığım bir çocuk. “Ne bu rezalet. Kaç para ödediler bu saçmalık için” diye sordum. 6 bin YTL hesap gelmiş. Bin YTL de bahşiş bırakmışlar. “Sopalık lan bunlar” dedim. “Aman Abi, yapma bunlar gibiler olmasa biz yaşayamayız” dedi. Yanımda oturan 20’li yaşlarda bir delikanlı elindeki cep telefonundan İstanbul’daki sevgilisine talimatlar yağdırıyordu bağırarak. “Bizim ailemizde böyle şeyler olmaz. Evde oturacaksın. Ben pazartesi geliyorum. Hele bir dışarı çıktığını duyayım bacaklarını kırarım” Telefonu kapadı. Bikinili bir kızla çirkin bir dansa başladı. Sonra yine oturdu. Telefonu aldı. Birileriyle iş konuştu. Kapadı, yanındaki arkadaşına döndü, “AKP il başkanı. Bizim işle ilgili bir sorun vardı da, çözmüş onu haber veriyor” Kalktım otele gittim. Kitap okumak için. Ne mümkün müzik sesleri 2 kilometre öteden camları titretiyor. Yine THY’yi aradım. Uçak yine vaktinde kalktı. Her şey yine çok iyiydi. Sabah gazeteler geldi. Her şey abuk sabuk. Gözaltıları, saçma sapan sorgulamalar. Gazeteyi fırlatıp attım. Yazı yazmak lazım ama canım istemiyor. Özden Örnek’le ilgili ilginç bilgiler var. Yazılmalı ama yazsam ne olacak. Kimin umurunda. Akşam Teke Tek var. Uzun uzun konuşacağız. Ne değişecek ki! Ben yazıyorum, karşımdaki koltukta kızım oturmuş, kitap okuyor. Arada bana bakıp gülümsüyor. Mutlu oluyorum. Sonra onun nasıl bir Türkiye’de büyüyeceğini, nasıl bir Türkiye’de yaşayacağını düşünüyorum. Yine keyfim kaçıyor. Bugün beni mazur görün. Hiç neşem yok. Hem de hiç.
Fatih Altaylı |
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• Ocak 18, 2008 - Ampul Aydınlarına ÖSS Soruları
Ampul aydınlarına ÖSS soruları...
Türban üniversiteye girmeli mi?
"Gene" tartışılan bu.
*
Kızlarımız sadece "18 yaşını doldurduğu zaman" türban taksaydı, "türban
üniversiteye girmeli mi" tartışması, yeterli olabilirdi belki.
Halbuki...
Kızlarımız sadece "reşit olduktan sonra" türban takmıyor; henüz 10-11 yaşındayken takıyor veya taktırılıyor.
Dolayısıyla...
Üniversiteye türbanla girecekse...
Liseye de türbanla girecek mi?
İlkokula?
Öğrenci türbanla girecekse, öğretmenin de türbanla girmesinin ne sakıncası var?
Veya, öğretim üyesinin?
*
Türbanı "inancı gereği" takıyorsa...
Çarşafı da "inancı gereği" giyiyor.
Çarşafla da girecek mi?
Türban için "kişisel özgürlüktür" derken, çarşaf için "kişisel özgürlük değildir" diyebilir misin?
*
Ulemaya mı soracaksın?
Yoksa, işine geleni "din"le, işine gelmeyeni "hukuk"la mı tarif edeceksin?
*
Çarşafla girerse, ki girer...
Sarıkla da girecek mi?
Mecbur mu cekete, kravata?
Cüppeyle niye girmesin?
Sen değil misin "sana ne" diyen...
"Sana ne?" demezler mi adama?
*
Veya spor... Yetenektir.
İlla "okul" gerekmez.
Farz edelim, türbanlı bir kızımızın doğuştan kabiliyeti var, voleybolcu, hentbolcü, halterci... Ve, milli...
"Milli takımda türbanla oynamak istiyorum" derse, ne denilecek?
*
"Spor başka şey, dine-siyasete karıştırmayalım, bu özgürlük sadece üniversite için geçerli" dersen...
"Anayasal hak" olarak üniversiteye, spor akademisine türbanla giriyorsa, "milli forma"yı türbanla niye giymesin?
*
Özetle...
"Türban üniversiteye girmeli mi" sorusu, hem eksiktir, hem de yanıltıcıdır.
*
ÖSS dediğin...
Tek soruyla olmaz!
"Ampul aydınları"mızın, üniversiteye girmeden önce, kıvırmadan, mertçe, yukarıdaki soruları cevaplaması zorunludur.
YILMAZ ÖZDİL
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|